Karaciğer Yağlanması Alarm Veriyor! Obezite ve Bağırsak Sağlığı Tehlikede!
Antalya Gündem

Karaciğer Yağlanması Alarm Veriyor! Obezite ve Bağırsak Sağlığı Tehlikede!


30 November 20255 dk okuma39 görüntülenmeSon güncelleme: 18 January 2026

Türk Gastroenteroloji Derneği'nin Antalya'da düzenlediği 42. Ulusal Gastroenteroloji Haftası'nda, halk sağlığını tehdit eden önemli sorunlar ele alındı. Karaciğer yağlanması, obezite, reflü, bağırsak sağlığı, safra taşları ve mide ilaçlarının bilinçsiz kullanımı gibi konular, bilimsel veriler ışığında tartışıldı. Uzmanlar, özellikle karaciğer yağlanması ve obezitenin giderek arttığına dikkat çekerek, bağırsak sağlığının önemini vurguladılar.

Karaciğer Yağlanması: Sessiz Tehlike Büyüyor

Kongre Başkanı Prof. Dr. Dilek Oğuz, "Her dört yetişkinden birinde karaciğer yağlanması var" diyerek, bu durumun ciddiyetini ortaya koydu. Obezitenin küresel ölçekte artışıyla paralel olarak karaciğer yağlanmasının da yükseldiğini belirten Oğuz, hastalığın genellikle belirti vermeden ilerlemesinin en büyük tehlike olduğunu vurguladı. İşlenmiş gıdalar, şekerli içecekler, hareketsizlik ve stres gibi faktörlerin karaciğer yağlanmasını tetiklediğini ifade etti.

Prof. Dr. Oğuz, karaciğer yağlanmasının ilerleyen dönemlerde iltihaplanma, siroz, karaciğer kanseri ve hatta ölüme kadar gidebilen ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Erken teşhisin önemine değinen Oğuz, basit kan testleri ve ultrasonografi ile yağlanmanın tespit edilebileceğini ve Akdeniz tipi beslenme ile düzenli egzersizle bu sürecin geri çevrilebileceğini söyledi.

  • Basit kan testleri ile erken teşhis mümkün
  • Akdeniz tipi beslenme öneriliyor
  • Düzenli egzersiz şart

Obezite: Türkiye Amerika ile Aynı Risk Çizgisinde

TGD Önceki Dönem Başkanı Prof. Dr. Mehmet Cindoruk, obezitenin artık sadece bireysel değil, toplumsal bir sorun olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Dünya genelinde bir milyardan fazla obez birey bulunduğunu belirten Cindoruk, "Türkiye'de bu oran hiç geri değil; nüfusun yaklaşık yüzde 30'unun obez olduğunu söyleyebiliriz" dedi. Cindoruk, Türkiye'nin obezite konusunda Amerika ile aynı risk çizgisinde bulunduğunu ve bu durumun endişe verici olduğunu ifade etti.

Obezitenin sadece kalp hastalıkları, diyabet ve hipertansiyon için değil, karaciğer kanseri için de önemli bir risk faktörü haline geldiğini belirten Cindoruk, doğru beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve gerektiğinde medikal tedavilerle obezitenin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.

Bağırsak Sağlığı ve Antibiyotik Kullanımı

Kongre Sekreteri Prof. Dr. Özlen Altuğ, bağırsak sağlığının sadece sindirim süreçleriyle sınırlı olmadığını, bağışıklık sistemi, metabolizma, vücuttaki iltihap yanıtı ve kanser gelişimi üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyledi. Altuğ, bağırsak sağlığını bozan en önemli etkenlerden birinin gereksiz ve kontrolsüz antibiyotik kullanımı olduğunu vurguladı.

"Eğer biz idrar yaparken, yanmam var deyip bir antibiyotiği annemizden, komşumuzdan alıp beş gün kullandığımızda bağırsak bakterilerimizin dengesi altı ay sağlanamıyor" diyen Altuğ, antibiyotiklerin hekim kontrolü dışında rastgele kullanılmasının sadece bağırsak mikrobiyotasını değil, genel sağlığı da bozduğunu ve bağırsak kanserine yatkınlığı artırabileceğini ifade etti. Lifli gıdalar, fermente ürünler, doğal probiyotik ve prebiyotik kaynaklar, dengeli beslenme, düzenli egzersiz, sigara ve alkolü bırakmak, yeterli su tüketmek bağırsak sağlığını korumak için vazgeçilmez unsurlar olarak sıralandı.

42. Ulusal Gastroenteroloji Haftası'nda yapılan uyarılar, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu önemli sağlık sorunlarına dikkat çekiyor. Karaciğer yağlanması, obezite ve bağırsak sağlığına ilişkin farkındalığın artırılması ve bireysel önlemlerin alınması, toplum sağlığının korunması açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar, sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleriyle bu sorunların önüne geçilebileceğini ve gelecekte daha sağlıklı bir toplumun inşa edilebileceğini vurguluyor.